İsim Değiştirilmesi Davası ve Nüfus Kayıtlarına İlişkin Düzeltme Davaları Hangi Mahkemede Açılmalıdır

Hizmetlerimiz

İsim Değiştirilmesi Davası ve Nüfus Kayıtlarına İlişkin Düzeltme Davaları Hangi Mahkemede Açılmalıdır - Kayseri Medeni Hukuk Avukatı - Kayseri Boşanma Avukatı – Avukat Zülküf Arslan Hukuk Bürosu 0352 222 1661

İsim Değiştirilmesi Davası ve Nüfus Davalarında Görevli Mahkeme

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Esas No: 2017/18-1919 Karar No: 2018/318 Karar Tarihi: 21.02.2018

Özet: Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesinde herhangi bir ayrım yapılmadan kayıt düzeltme davaları düzenlenmiş olup, madde uyarınca ad ve soyadı değişikliği davaları da nüfus davalarının bir türüdür. Buna göre isim değişikliğine ilişkin davalar 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu‘nun 36. maddesinde düzenlenen nüfus davalarından olup, anılan madde uyarınca uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kararlarında da aynı hususlar kabul görmüştür.

(6100 S. K. m. 382, 383) (5490 S. K. m. 36) (YHGK. 03.11.2010 T. 2010/18-563 E. 2010/554 K.) (YHGK. 25.12.2013 T. 2013/18-464 E. 2013/1698 K.)

Dava: Taraflar arasındaki isim değiştirilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Sütçüler Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 30.09.2013 gün ve 2013/157 E., 2013/196 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin davalı … İlçe Nüfus Müdürlüğü temsilcisi tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 06.03.2014 gün ve 2014/638 E., 2014/3976 K. sayılı kararı ile,

“…Davacı dava dilekçesinde, “E.” olan adına “O.” isminin eklenmesini istemiş; mahkemece, isteminin kabulüne karar verilmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 382. maddesinde ad ve soyadı düzeltilmesi işlerinin çekişmesiz yargı kapsamında bulunduğu; aynı Kanunun 383.maddesinde ise çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olduğu düzenlenmekle birlikte 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu‘nun 36. maddesinde de nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlandığından mahkemece, davanın asliye hukuk mahkemesinin görevi kapsamında olduğundan görevsizlik kararı verilmesi yerine işin esasına girilerek kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir…”

gerekçesiyle ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Davacı “E.” olan adına “O.” isminin de eklenmesini istemiştir.

Yerel mahkemece isim tashihi isteyenin aile, arkadaş ve çevresi tarafından “O.” ismi ile anıldığı ve bu isimle hitap edildiği, günlük hayatında “O.” ön adını kullandığı için bu durumun karışıklığa yol açtığı, nüfusa sehven O. isminin E. şeklinde yazıldığı, haklı sebebin ispat edilmiş olduğu kanaatiyle davacının nüfus kaydındaki “E.” olan ön adının “E. O.” olarak tashih ve tesciline karar verilmiştir.

Davalı idare temsilcisinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Mahkemece davacının talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 382/2-a.2 maddesi gereğince “isim değişikliği” olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı davalı idare temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, somut olay bakımından “E.” olan ismin yanına “O.” isminin de eklenmesi istemi ile açılan eldeki davada Sulh Hukuk Mahkemesinin mi yoksa Asliye Hukuk Mahkemesinin mi görevli olduğu noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle işin esası ile ilgili yasal düzenlemelerin üzerinde durulması gerekmektedir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun “Çekişmesiz yargı işleri” başlıklı 382. maddenin ikinci fıkrasının a-2’nci bendinde ad ve soyadının değiştirilmesi davaları çekişmesiz yargı işlerinden sayılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun 383. maddesine göre çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan düzenlemeye göre;

Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır

Nüfus kayıtlarına ilişkin her türlü düzeltme ve tespit davalarında görevli mahkeme anılan 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesinin 1/a bendine göre asliye hukuk mahkemesidir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.11.2010 gün ve 2010/18-563 E., 2010/554 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesinde herhangi bir ayrım yapılmadan kayıt düzeltme davaları düzenlenmiş olup, madde uyarınca ad ve soyadı değişikliği davaları da nüfus davalarının bir türüdür.

Buna göre isim değişikliğine ilişkin davalar 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu‘nun 36. maddesinde düzenlenen nüfus davalarından olup, anılan madde uyarınca uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.12.2013 gün ve 2013/18-464 E., 2013/1698 K.; 30.09.2015 gün ve 2014/18-210 E., 2015/2028 K. sayılı kararlarında da aynı hususlar kabul görmüştür.

O hâlde Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

Sonuç: Davalı … İlçe Nüfus Müdürlüğü temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.02.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.

Medeni hukuk alanındaki dava süreçlerinde etkin bir temsil için deneyimli ve güncel mevzuat ile içtihatlara hakim  bir avukattan hukuki destek almanız büyük önem arz etmektedir. Dava sırasında herhangi bir mağduriyete ve hak kaybına uğramamak için gerekli başvuru veya itirazların zamanında ve usulüne uygun yapılması ve herhangi bir hak kaybı yaşanmaması açısından alanında uzman bir avukattan hukuki yardım almaları faydalı olacaktır. Medeni hukuk alanında uzman avukat kadrosu ve 15 yılı aşkın deneyimi ile Zülküf Arslan Hukuk Büromuz, savunma hakkını ve hak arama özgürlüğünü temin ederek hukuk davalarında sürece katılan taraflara avukatlık, arabuluculuk ve hukuki danışmanlık hizmeti vermekte ve taraflara hukuki yardım sunmaktadır.

İsim değiştirilmesi davası ve nüfus kaydının düzeltilmesi başta olmak üzere nüfus davalarınız ile ilgili Kayseri avukat arıyorsanız 15 yılı aşkın deneyimi ile avukat kadromuzdan dava süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile dava ücret ve masrafları konusunda ön bilgi alabilir; detaylı bilgi ve tüm sorularınız için bizimle iletişime geçebilir veya yüz yüze görüşmek için Zülküf Arslan Hukuk Büromuzu ziyaret edebilirsiniz.