Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suç Ne Demektir

Hizmetlerimiz

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suç -Kayseri Ceza Avukatı - Zülküf Arslan Hukuk Bürosu 0352 222 1661

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suç

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç, ceza kanununa göre suç teşkil eden bir fiilin kastedilenden daha ağır veya başka bir netice meydana getirmesiyle oluşur (TCK m.23). 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre failin kastı temel suçu gerçekleştirmeye yönelik olsa bile, fail, meydana gelen daha ağır veya başka neticeye göre cezalandırılmaktadır. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar, failin kastettiği suçun vücut bulması için yeterli olanın ötesinde bir zarar veya tehlikenin gerçekleştiği suçlardır. Failin basit yaralamaya yönelik hareketi ile mağdurun bir gözünün kör olması durumunda, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu söz konusu olacaktır.

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda bazı suç tipleri için ağırlaştırıcı ceza nedeni olarak ya da “daha ağır veya başka bir netice” bakımından bağımsız bir suç tipi olarak düzenlenmiştir.

Alanında yetkin Kayseri Ceza Avukatı kadrosu ve 15 yılı aşkın deneyimi ile Zülküf Arslan Hukuk Büromuz; sarkıntılık, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç kapsamındaki ceza yargılamalarında savunma hakkını ve hak arama özgürlüğünü temin ederek taraflara avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Yargılama sırasında herhangi bir mağduriyete ve hak kaybına uğramamak için güncel mevzuat ve Yargıtay kararlarının takip edilmesi önem arz etmektedir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç, failin işlemeyi kastettiği suçtan daha fazla ceza almasına neden olacağından gerekli başvuru veya itirazların zamanında ve usulüne uygun yapılması ve herhangi bir hak kaybı yaşanmaması açısından alanında uzman bir Kayseri ceza avukatı veya ağır ceza avukatından hukuki yardım almaları faydalı olacaktır. 

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar ile ilgili emsal Yargıtay kararlarına sitemizden ulaşabilir; Kayseri ceza avukatı veya ağır ceza avukatı arıyorsanız 15 yılı aşkın deneyimi ile avukat kadromuzdan dava süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile dava ücret ve masrafları konusunda ön bilgi alabilir; detaylı bilgi ve tüm sorularınız için bizimle iletişime geçebilir veya yüz yüze görüşmek için Zülküf Arslan Hukuk Büromuzu ziyaret edebilirsiniz.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suç

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar, bünyesinde her zaman iki farklı suç tipi olan suçlardır. “Temel suç” olarak adlandırılan ilk suç tipi failin kastettiği, ikinci suç tipi “daha ağır veya başka neticeyi içeren” suçtur. Temel suç ve temel suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hali olan ikinci suç tipi belli bir nedensellik bağı ile birbirine bağlıdır.

Failin neticelerini bilerek ve isteyerek işlediği fiil ile oluşan suç tipi “temel suç”; bu temel suçun işlenmesiyle failin istemediği daha ağır veya başka neticelerin vücut bulmasıyla “neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç” oluşur. Yargıtay’a göre neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçların meydana gelebilmesi için dört şartın bir arada bulunması gerekir:

Temel suça vücut veren fiil kasten başlamış olmalı,

Fiil, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna yol açmalı,

Kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için kasten gerçekleştirilen ilk hareket ile kasten işlendiği saptanamayan netice arasında nedensellik bağı bulunmalı,

Failin, oluşan ağır ya da başka netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi.

Failin “taksirli suç” derecesinde bir kusuru yoksa, gerçekleşen daha ağır veya başka netice bakımından cezai sorumluluğu da yoktur. Failin ağırlaşmış netice bakımından taksirinin olmadığı hallerde, fail işlediği temel suç nedeniyle cezalandırılır.

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçun, gerçek neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç ve görünüşte ya da gerçek olmayan neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç olarak iki farklı şeklinin bulunduğu kabul edilmektedir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda, failin hareketi sonucunda kastettiğinden daha ağır bir netice ortaya çıkmakta olup, gerçekleşen aşırı netice dolayısıyla bağımsız bir suç tipi ortaya çıkmaktadır.

Yaralama suçunda mağdurun ölmesi, gerçek neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç halidir. Görünüşte neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda ise, failin hareketi sonucunda suçun oluşması için aranan neticeden başka, niteliği de farklı olan daha ağır bir netice ortaya çıkmakta olup, gerçekleşen aşırı netice dolayısıyla temel suç niteliği aynı kalmakla beraber yalnızca ceza ağırlaştırılmaktadır. Örneğin, cinsel istismar suçunda mağdurun ruh veya beden sağlığının bozulması, görünüşte neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç halidir (Yargıtay CGK-2014/92 K).

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suçta Kast ve Taksir

Ağır veya Başka Netice Bakımından Olası Kast

Olası kast, failin ceza kanunundaki suç tipinin gerçekleşebileceğini öngörmesi ve sonucu adeta göze alarak, kabullenerek fiili işlemesidir. Fail işlediği temel suç bakımından “kasten”, daha ağır veya başka netice bakımından “olası kast” ile hareket etmişse fiilinin tüm neticelerinden doğrudan sorumludur. Fail, kastedilenden daha ağır ve başka bir neticenin gerçekleşebileceğini öngörmüş, buna rağmen fiiline devam ederek temel suçu tamamladıktan sonra fiiline son vermişse, olası kastla hareket ettiği kabul edilerek gerçekleşen ağır ve başka neticeden dolayı doğrudan sorumlu tutulmalıdır. Örneğin, bıçakla veya silahla mağdura saldıran fail, mağdurun duyularından veya organlarından birini kaybedebileceğini, mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir durumun oluşabileceğini öngörmektedir. Bu halde, failin mağduru yaralama kastı, bıçakla veya silahla hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralamaya yönelik olsa bile, hayati tehlike veya organ kaybı gerçekleştiği takdirde; fail, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu nedeniyle cezalandırılacaktır.

Ağır veya Başka Netice Bakımında Taksir

Yargıtay’a göre; “kast-taksir kombinasyonunun bulunduğu, temel suç tipinin kasıtlı, ağır ve başka neticenin ise taksirli olduğu durumda failin sorumluluğunu belirleyebilmek açısından, kasten işlenen temel suç ile ağır netice arasında öncelikle illiyet bağının varlığı aranacaktır. Nedensellik bağı meydana gelen netice açısından varlığı zorunlu ise de tek başına yeterli olmayıp neticenin ayrıca faile yüklenip yüklenmeyeceği değerlendirilmelidir. Bu kapsamda ağır neticenin objektif olarak faile yüklenebilir olması için, bu ağır ve başka neticenin temel suç tipinin işlenmesine bağlı, ona bitişik, ona özgü olan özel tehlikenin gerçekleşmesi ve doğrudan sonucu olması halinde mümkündür.”

Taksirle sorumluluk bakımından neticenin objektif olarak öngörülebilir olması yeterlidir. Failin, sübjektif nedenlerle neticeyi öngörmemesinin hiçbir önemi yoktur. Örneğin, bıçakla veya silahla bacağından yaralanan mağdur, olay yerinden başkaları tarafından hastaneye götürülmüş ve hastanede yapılan doppler çekiminde hiçbir damar sorunu olmadığı tespit edilerek taburcu edilmiş, akabinde hastane teşhisinin yanlış olması ve damarlardan birinin kesilmiş olması nedeniyle iç kanamadan dolayı ölüm gerçekleşmiştir. Bu somut olayda, hastane hekiminin ölümün meydana gelmesinde taksirli hareketine rağmen, failin bıçakla veya silahla yaralama neticesinde mağdurun ölebileceğini öngörmesi gerektiğinden ölüm neticesinde cezai sorumluluğu vardır. Fail, bu somut olayda ölüm sonucu nedeniyle ağırlaşmış yaralama suçu (TCK m.87/4) nedeniyle cezalandırılacaktır.

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suça teşebbüs mümkün değildir. Çünkü, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç ancak tamamlanmış bir temel suç varsa söz konusu olacaktır. Temel suç teşebbüs aşamasında kaldığında zaten neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç da gerçekleşmeyecektir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç, failin işlemeyi kastettiği suçtan daha fazla ceza almasına neden olacağından gerekli başvuru veya itirazların zamanında ve usulüne uygun yapılması ve herhangi bir hak kaybı yaşanmaması açısından alanında uzman bir Kayseri ceza avukatı veya ağır ceza avukatından hukuki yardım almaları faydalı olacaktır.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suç Örnekleri

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu

Kasten adam yaralama suçu, bir kimsenin vücuduna acı verilmesi, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan etkili bir eylem işlemek suretiyle zarar verilmesidir.

Kasten yaralama suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 86. maddesinde düzenlenmiş olup neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu ise ayrı bir suç olarak aynı Kanun’un 87. maddesinde düzenlenmiştir.

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu, mağdura karşı işlenen fiilin mağdurun vücudunda kalıcı etkiler bırakması halinde söz konusu olur. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu, mağdurun vücudunda bıraktığı kalıcı etkilere göre iki grup halinde değerlendirilmektedir.

Kasten yaralama suçu neticesinde;

Mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevi sürekli zayıflarsa,

Mağdurun konuşmasında sürekli zorluğa yol açacak bir durum meydana gelirse,

Mağdurun yüzünde sabit iz oluşursa,

Mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir durum meydana gelirse,

Hamile bir kadına karşı işlenip çocuğun vaktinden önce doğumuna neden olunursa

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 86. maddesine göre belirlenen hapis cezası bir kat arttırılır.

Ancak, suçun TCK 86/1-2 maddesine uygun hareketlerle işlenmesi halinde, yani temel suç kastının basit yaralamaya yönelik olması halinde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun cezası 3 yıldan, TCK 86/3. maddesine uygun hareketlerle yani temel suç kastının nitelikli yaralamaya yönelik olması halinde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun cezası 5 yıldan az olamaz (TCK md. 87/1).

Kasten yaralama suçu neticesinde;

Mağdurun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine neden olunursa,

Mağdurun duyularından veya organlarından birinin sürekli işlevini yitirmesine neden olunursa,

Mağdurun konuşma veya çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına neden olunursa,

Mağdurun yüzünün sürekli değişikliğine neden olunmuşsa,

Hamile bir kadına karşı işlenip çocuğun düşmesine neden olunmuşsa,

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 86. maddesine göre belirlenen hapis cezası iki kat arttırılır.

Ancak, suçun TCK 86/1-2. maddesine uygun hareketlerle işlenmesi halinde, yani temel suç kastının basit yaralamaya yönelik olması halinde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun cezası 5 yıldan, TCK 86/3. maddesine uygun hareketlerle yani temel suç kastının nitelikli yaralamaya yönelik olması halinde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun cezası 8 yıldan az olamaz (TCK 87/2).

Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki şekilde belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.

Kasten yaralama sonucu mağdurun ölümü gerçekleşirse, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 87/4. maddesinde düzenlenen ölüm neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu meydana gelecektir. TCK md.87/4’te düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir (Yargıtay CGK- 2014/92 K.):

Fail yaralama kastı ile hareket etmeli,

Mağdur TCK’nın 86. maddesinin birinci veya üçüncü fıkrasında düzenlenen şekilde yaralanmış olmalı,

Failin eylemi ile illiyet bağı bulunacak şekilde mağdur ölmeli,

Failin meydana gelen ölüm sonucuna ilişkin en az taksir derecesinde bir kusuru bulunmalıdır.

Buna göre, fail mağduru yaralamak amacıyla hareket etmeli, mağdurun yaralanacağını bilmeli ve bu sonucu istemelidir. Bununla birlikte fail mağdurun yaralanmasını değil de, ölmesini istemiş ve ölüm meydana gelmiş ise bu durumda kasten öldürmeden sorumlu tutulacaktır.

Kanuna göre faile verilecek ceza belirlenirken kasten yaralama suçunun düzenlendiği 86. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarına yollama yapılmıştır. O halde, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek dereceden daha ağır şekilde yaralanması gerekmektedir. Bu nedenle, anılan maddenin karşılığını bulan basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde meydana gelen yaralamalarda 4. fıkrası uygulanamayacaktır.

Üçüncü şart olarak mağdurun ölmesi ve failin eylemi ile mağdurun ölümü arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerekir. Son olarak, failin meydana gelen bu ölüm sonucundan, en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gerekir.

Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, suçun TCK md.86/1-2’ye uygun hareketlerle işlenmesi halinde, yani temel suç kastının basit yaralamaya yönelik olması halinde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun cezası 12 yıla kadar, TCK md.86/3’e uygun hareketlerle yani temel suç kastının nitelikli yaralamaya yönelik olması halinde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun cezası 12 yıldan 16 yıla kadar hapis cezasıdır. (TCK 87/4).

Yargılama sırasında herhangi bir mağduriyete ve hak kaybına uğramamak için güncel mevzuat ve Yargıtay kararlarının takip edilmesi önem arz etmektedir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç, failin işlemeyi kastettiği suçtan daha fazla ceza almasına neden olacağından gerekli başvuru veya itirazların zamanında ve usulüne uygun yapılması ve herhangi bir hak kaybı yaşanmaması açısından alanında uzman bir Kayseri ceza avukatı veya ağır ceza avukatından hukuki yardım almaları faydalı olacaktır.

Kayseri ceza avukatı veya ağır ceza avukatı arıyorsanız 15 yılı aşkın deneyimi ile avukat kadromuzdan dava süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile dava ücret ve masrafları konusunda ön bilgi alabilir; detaylı bilgi ve tüm sorularınız için bizimle iletişime geçebilir veya yüz yüze görüşmek için Zülküf Arslan Hukuk Büromuzu ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar ile ilgili emsal Yargıtay kararlarına sitemizden ulaşabilirsiniz.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Cinsel Saldırı Suçu

Cinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu md. 102’de cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar arasında düzenlenmiştir. Cinsel istismar suçu, TCK md.103’te düzenmiş olup çocuklara yönelik cinsel davranışları cezalandırmaktadır. Cinsel saldırı suçu neticesinde mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur (TCK md.102/4 & md.103/6).

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yalan Tanıklık

Yalan tanıklık suçu, bünyesinde neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç fiilleri barındıran bir suç tipidir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yalan tanıklık suçu şu şekillerde meydana gelir:

Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla, Türk Ceza Kanunu’nun 272. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarına göre verilecek ceza yarı oranında artırılır (TCK 272/4).

Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması hâlinde; yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur (TCK 272/5).

Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti hâlinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; süreli hapis cezasına mahkûmiyeti hâlinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK 272/6).

Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır (TCK 272/7).

Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî veya idarî bir yaptırım uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK 272/8).

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi

Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu, TCK md.98’de “Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlali” bölümünde düzenlenmiştir.

Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hâl ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhâl ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır (TCK md.98/1).

Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK md.98/2).

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Çocuk Düşürtme Suçu

Çocuk düşürtme suçu, Türk Ceza Kanunu‘nun 99. maddesinde kişilere karşı suçlar kısmı içerisinde düzenlenmiştir. Çocuk düşürtme suçu aşağıdaki hallerde neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar kapsamında değerlendirilir:

Çocuk düşürtme suçu işleyen, yani rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, 6 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne neden olması hâlinde, 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK md.99/3).

Tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne neden olması hâlinde, 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK md.99/4).

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Çocuğun Cinsel İstismar Suçu

Çocuğun cinsel istismarı suçu, TCK md.103’te cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar arasında düzenlenmiştir. Çocukların cinsel istismarı suçu ile ilgili aşağıdaki fiiller, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar arasında yer alır:

Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır (TCK md.103/5).

Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması hâlinde, 15 yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur (TCK md.103/6).

Suçun mağdurun bitkisel hayata girmesine veya ölümüne neden olması durumunda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur (TCK md.103/7).

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 109. maddesinde kişi hürriyetine karşı suçlar başlığı altında düzenlenmiştir. Suçun “temel suç” olarak kabul edilen hali şu şekildedir:

Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir (TCK md.109/2).

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar arasında yer alan halleri şu şekildedir:

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması hâlinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur (TCK md.109/4).

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır (TCK md.109/6).

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence Suçu

İşkence suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 94. maddesinde “işkence ve eziyet” bölümünde düzenlenmiştir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçu ise TCK md.95’te ayrı bir madde olarak düzenlenmiştir.

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçu kapsamında işkence fiilleri, mağdurun;

Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına (TCK 95/1-a),

Konuşmasında sürekli zorluğa (TCK 95/1-b),

Yüzünde sabit ize (TCK 95/1-c),

Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma (TCK 95/1-d),

Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına (TCK 95/1-e),

neden olmuşsa belirlenen ceza, yarı oranında artırılır.

İşkence fiilleri, mağdurun;

İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine (TCK 95/2-a),

Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine (TCK 95/2-b),

Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına (TCK 95/2-c),

Yüzünün sürekli değişikliğine (TCK 95/2-d),

Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine(TCK 95/2-e),

neden olmuşsa belirlenen ceza, bir kat artırılır.

İşkence fiillerinin vücutta kemik kırılmasına neden olması halinde, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK 95/3).

İşkence suçu sonucunda ölüm meydana gelmişse, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur (TCK 95/4).

Yargılama sırasında herhangi bir mağduriyete ve hak kaybına uğramamak için güncel mevzuat ve Yargıtay kararlarının takip edilmesi önem arz etmektedir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç, failin işlemeyi kastettiği suçtan daha fazla ceza almasına neden olacağından gerekli başvuru veya itirazların zamanında ve usulüne uygun yapılması ve herhangi bir hak kaybı yaşanmaması açısından alanında uzman bir Kayseri ceza avukatı veya ağır ceza avukatından hukuki yardım almaları faydalı olacaktır.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İnsan Üzerinde Deney Suçu

İnsan üzerinde deney suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 90. maddesinde “vücut dokunulmazlığına karşı suçlar” arasında yer almaktadır. İnsan üzerinde deney suçunun “temel suç” olarak kabul edilen hali şu şekildedir:

İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK md.90/1).

İnsan üzerinde deney suçu neticesinde mağdurun yaralanması veya ölmesi hâlinde, kasten yaralama veya kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır (TCK md.90/5).

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Organ ve Doku Ticareti Suçu

Organ ve doku ticareti suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 91. maddesinde “vücut dokunulmazlığına karşı suçlar” arasında yer almaktadır. Organ ve doku ticareti suçunun “temel suç” olarak kabul edilen hali şu şekildedir:

Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması hâlinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK md.91/1).

Organ ve doku ticareti suçunun işlenmesi sonucunda mağdurun ölmesi hâlinde, kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır (TCK md.91/8).

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Çevrenin Kasten Kirletilmesi Suçu

Çevrenin kasten kirletilmesi suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 181. maddesinde çevreye karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Çevrenin kasten kirletilmesi suçu, aşağıdaki hallerde neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar arasında kabul edilmektedir:

Atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza 18 aydan 6 yıla kadar hapis cezasıdır (TCK md.181/3).

Çevrenin kasten kirletilmesi suçunun, insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi hâlinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur (TCK md.181/4).

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İhaleye Fesat Karıştırma Suçu

İhaleye fesat karıştırma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun md.235’de ekonomi, sanayi ve ticarete karşı suçlar başlığı altında yer almaktadır. İhaleye fesat karıştırma suçunun “temel suç” olarak kabul edilen şekli şöyle düzenlenmiştir:

Kamu kurum veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihalelere fesat karıştıran kişi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK md.235/1).

İhaleye fesat karıştırma suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç teşkil eden hali de şu şekildedir:

İhaleye fesat karıştırma sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmiş ise, ceza yarı oranında artırılır. Zararın meydana gelmiş olduğu sabit olmakla birlikte miktarının belirlenememiş olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını engellemez (TCK md.235/2).

Yargılama sırasında herhangi bir mağduriyete ve hak kaybına uğramamak için güncel mevzuat ve Yargıtay kararlarının takip edilmesi önem arz etmektedir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç, failin işlemeyi kastettiği suçtan daha fazla ceza almasına neden olacağından gerekli başvuru veya itirazların zamanında ve usulüne uygun yapılması ve herhangi bir hak kaybı yaşanmaması açısından alanında uzman bir Kayseri ceza avukatı veya ağır ceza avukatından hukuki yardım almaları faydalı olacaktır.

Kayseri ceza avukatı veya ağır ceza avukatı arıyorsanız 15 yılı aşkın deneyimi ile avukat kadromuzdan dava süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile dava ücret ve masrafları konusunda ön bilgi alabilir; detaylı bilgi ve tüm sorularınız için bizimle iletişime geçebilir veya yüz yüze görüşmek için Zülküf Arslan Hukuk Büromuzu ziyaret edebilirsiniz.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İftira Suçu

İftira suçu, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç olarak nitelenebilecek fiiller bakımından en fazla sayıda fiil içeren suç tipidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 267. maddesinde düzenlenen iftira suçunun “temel suç” teşkil eden halleri şu şekildedir:

Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK md.267/1).

Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır (TCK md.267/2).

İftira suçunun yukarıda açıkladığımız ve “temel suç” olarak kabul edilen iki şekli, aşağıdaki hallerin gerçekleşmesi halinde neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç olarak cezalandırılır:

Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır (TCK md.267/3).

Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur (TCK md.267/4).

Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; “süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına” hükmolunur (TCK md.267/5).

Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır(TCK md.267/6).

İftira sonucunda mağdur hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; iftira eden kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK md.267/7).

Resmi Belge Hükmünde Belgelerde Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suç

Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir sonuç doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik hükümlerine göre cezaya hükmolunur (TCK md.210/2).

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Bilişim Sistemine Girme Suçu

Bilişim sistemine girme suçu, TCK md.243’te bilişim suçları bölümünde düzenlenmiştir. Bilişim sistemine girme suçu açısından neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç olarak kabul edilen fiil ve cezası şu şekildedir:

Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimsenin fiili nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Fiyatları Etkileme Suçu

Fiyatları etkileme suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 237. maddesinde ekonomi, sanayi ve ticarete karşı suçlar başlığı altında düzenlenmiştir. Buna göre, işçi ücretlerinin veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir (TCK md.237/1).

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış fiyatları etkileme suçu kapsamında fiil sonucu besin veya malların değerleri veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza üçte biri oranında artırılır (TCK md.237/2).

Kayseri Ceza Avukatı

Alanında yetkin Kayseri ceza avukatı kadrosu ve 15 yılı aşkın deneyimi ile Zülküf Arslan Hukuk Büromuz; ceza yargılamalarında savunma hakkını ve hak arama özgürlüğünü temin ederek taraflara avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Ceza davalarında gerekli başvuru veya itirazların zamanında ve usulüne uygun yapılması açısından alanında uzman bir Kayseri ceza avukatı veya ağır ceza avukatından hukuki yardım alınması faydalı olacaktır. Yargılama sırasında herhangi bir mağduriyete ve hak kaybına uğramamak için güncel mevzuat ve Yargıtay kararlarının takip edilmesi önem arz etmektedir. 

Alanında yetkin Kayseri Avukat kadrosu ve 15 yılı aşkın deneyimi ile Zülküf Arslan Hukuk Büromuz, savunma hakkını ve hak arama özgürlüğünü temin ederek Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) başvuru sürecinde taraflara hukuki yardım sunmaktadır. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) başvuru sürecinde herhangi bir mağduriyete veya hak kaybına uğramamak için gerekli başvuruların zamanında ve usulüne uygun yapılması büyük önem arz etmektedir. Bu süreçte, alanında uzman bir avukattan hukuki yardım alınması faydalı olacaktır. Zülküf Arslan Hukuk Bürosu olarak; Yalçınkaya Kararı başta olmak üzere AİHM kararlarının Türkçe çevirilerini yapan Eski AİHM Hukukçusu Dr. Orhan Arslan koordinatörlüğünde müvekkillerimize Anayasa Mahkemesi ve AİHM başvurusunun yanı sıra emsal AYM ve AİHM Kararları çerçevesinde yeniden yargılama başvurusu hususunda da hukuki destek vermekteyiz.

Kayseri ceza avukatı veya Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’ne başvuru yapmak ve süreci takip etmek için bir avukat arıyorsanız 15 yılı aşkın deneyimi ile avukat kadromuzdan dava süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile başvuru ücret ve masrafları konusunda ön bilgi alabilir; detaylı bilgi ve tüm sorularınız için bizimle iletişime geçebilir veya yüz yüze görüşmek için Zülküf Arslan Hukuk Büromuzu ziyaret edebilirsiniz.