Paydaşlıktan Çıkarma Davası, Ortaklığın Giderilmesi Davasında Bekletici Mesele Yapılabilir mi

Hizmetlerimiz

Paydaşlıktan Çıkarma Davasının Ortaklığın Giderilmesi Davası için Bekletici Mesele Yapılması Gerekir mi - Kayseri Gayrimenkul Avukatı - Kayseri Taşınmaz Avukatı - Av. Zülküf Arslan Hukuk Bürosu 0352 222 1661

Ortaklığın Giderilmesi ve Paydaşlıktan Çıkarma Davası

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

Paylı mülkiyet: Genel kurallar – Madde 688

Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir.

Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır.

Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir.

Paydaşlıktan çıkarma

Paydaşın çıkarılması – Madde 696

Kendi tutum ve davranışlarıyla veya malın kullanılmasını bıraktığı ya da fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin tutum ve davranışlarıyla diğer paydaşların tamamına veya bir kısmına karşı olan yükümlülüklerini ağır biçimde çiğneyen paydaş, bu yüzden onlar için paylı mülkiyet ilişkisinin devamını çekilmez hâle getirmişse, mahkeme kararıyla paydaşlıktan çıkarılabilir.

Davanın açılması, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, pay ve paydaş çoğunluğuyla karar verilmesine bağlıdır.

Hâkim, çıkarma istemini haklı gördüğü takdirde, çıkarılacak paydaşın payını karşılayacak kısmı maldan ayırmaya olanak varsa, bu ayırmayı yaparak ayrılan parçanın paylı mülkiyetten çıkarılana özgülenmesine karar verir.

Aynen ayrılmasına olanak bulunmayan maldaki payın dava tarihindeki değeriyle kendilerine devrini isteyen paydaş veya paydaşlar bu istemlerini paydaşlıktan çıkarma istemi ile birlikte ileri sürmek zorundadırlar. Hâkim, hüküm vermeden önce re’sen belirleyeceği uygun bir süre içinde pay değerinin ödenmesine veya tevdiine karar verir. Davanın kabulü hâlinde payın istemde bulunan adına tesciline hükmolunur.

Payı karşılayacak kısım maldan aynen ayrılamaz ve bu payı isteyen paydaş da bulunmazsa hâkim, davalıya payını devretmesi için bir süre belirler ve bu süre içinde devredilmeyen payın açık artırmayla satışına karar verir. Satış kararı, cebrî icra yoluyla paraya çevirmeye ilişkin hükümler uyarınca yerine getirilir.

Diğer hak sahiplerinin çıkarılması – Madde 697

Bir paydaşın çıkarılmasına ilişkin hükümler, kıyas yoluyla, pay üzerinde intifa veya diğer bir aynî ya da tapuya şerh edilmiş kişisel yararlanma hakkı sahipleri hakkında da uygulanır. Ancak, devri caiz olmayan bir hakkın uygun bir tazminat karşılığında sona ermesine karar verilir.

Paylı mülkiyetin sona ermesi

Paylaşma istemi – Madde 698

Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir.

Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir.

Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.

Paylaşma biçimi – Madde 699

Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir.

Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir.

Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa hükmolunur. Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Bekletici sorun – Madde 165

(1) Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.

(2) Bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması başka bir davanın veya idari makamın çözümüne bağlı ise mahkeme, ilgili tarafa görevli mahkemeye veya idari makama başvurması için uygun bir süre verir. Bu süre içinde görevli mahkemeye veya idari makama başvurulmadığı takdirde, ilgili taraf bu husustaki iddiasından vazgeçmiş sayılarak esas dava hakkında karar verilir.

Paydaşlıktan Çıkarma Davasının Ortaklığın Giderilmesi Davası için Bekletici Mesele Yapılması Gerekir mi

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Esas No: 2017/14-2791 Karar No: 2021/875 Karar Tarihi: 29.06.2021

Özet: Dava konusu taşınmazlar hakkında paydaşlıktan çıkarma davasının sonucunda pay ve paydaş durumu değişebileceğinden ortaklığın giderilmesi davasının sonucu da etkilenecektir. Bu nedenle, davalılar tarafından açılan paydaşlıktan çıkarma davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun 165/1. maddesi gereğince görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davası için bekletici mesele yapılması gerekir. Her ne kadar mahkemece mevcut duruma göre tapu kaydı ile mimari projenin çeliştiği, taraflara süre verilmiş ise de, çelişkinin giderilemediği, tapu kaydına göre satışı istenen dükkanların değerlerinin tespitinin mümkün olmadığı, bu koşullarda ortaklığın giderilmesine karar verilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusu 4983 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın zemin katında tarafların paydaş olduğu 15 ve 17 numaralı dükkanlar ile dava dışı kişiler adına kayıtlı 14 ve 16 nolu dükkanlar olmak üzere toplam 4 dükkanın ayrı bağımsız bölüm olarak tescil edilmiş olduğu, dosya kapsamında 25.08.1967 onay tarihli mimarî proje bulunmakla birlikte yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda “mimari proje üzerinde 08.11.1968 tarihli tadilat”tan söz edildiği, bu hususun Çankaya Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünden sorulması üzerine 12.03.2013 havale tarihli cevabi yazısı ile “dava konusu binaya ait 25.08.1967 onay tarihli mimari projesine 16.09.1967 tarihli ve 614 sayı ile yapı izin belgesi, 11.11.1968 tarihli ve 68/46-827 sayılı yapı kullanma izin belgesi alındığı, herhangi bir tadilat/tashihat başvurusunun ve bağımsız bölüm listesinin bulunmadığı…” bildirilmesine rağmen bilirkişiler raporunda belirtilen “mimari projede üzerindeki 08.11.1968 tarihli tadilat” hususu üzerinde durularak bu konu açıklığa kavuşturulmadığı gibi, dava konusu taşınmazda 03.07.1970 tarihinde kat mülkiyeti tesis edildiği gözetilerek, kat mülkiyeti tesisine esas mimarî proje de getirtilerek incelenip değerlendirilmeksizin mimarî proje ile tapu kayıtlarının çelişkili olduğu sonucuna varılması da doğru görülmemiştir.

(634 S. K. m. 12) (4721 S. K. m. 698, 699) (6100 S. K. m. 165)

1. Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalıların 4983 ada 6 parsel sayılı kargir apartman vasfındaki taşınmazda dükkan niteliğindeki 15 ve 17 numaralı bağımsız bölümler ile depo niteliğindeki 18 numaralı bağımsız bölümde müşterek malik olduklarını ileri sürerek taşınmazdaki ortaklığın yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde mümkün ise aynen, mümkün olmadığı takdirde satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı:

5. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazlar tapu kayıtlarında 3 ayrı bağımsız bölüm olarak görünmekte iseler de, Belediye Fen İşleri ve Numarataj Müdürlüğü kayıtlarında ve belediyece verilen iskan ruhsatında 535 m2 yüzölçümünde tek dükkan olarak göründüğünü, fiziki yapı olarak da depolu tek dükkan olduğunu, müvekkilleri tarafından davacının hissesini satın alma teklifinde bulunulduğunu, taşınmazın satılmasını istemediklerini belirterek, davacı payına isabet eden bedelin mahkeme veznesine depo edilmesini müteakiben davacı adına olan hisselerin iptali ile müvekkilleri adına ½ şer oranda tesciline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme Kararı:

6. Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.06.2014 tarihli ve 2012/616 E., 2014/864 K. sayılı kararı ile; dava konusu binaya ait mimarî projenin 25.8.1967 tarihinde onaylandığı, mimarî proje üzerinde 8.11.1968 tarihinde tashihat yapılarak dükkanlar arasındaki duvarın kaldırılıp, depoya inen merdivenin düzeltilerek bağımsız bölümlerin birleştirilmek suretiyle tek bölüm hâlinde kullanıldığı ve yapılan değişikliklerin tapuya geçirilmediği, 1967 yılındaki onaylı mimarî projede ve yapı kullanım belgesinde binanın zemin katında iki dükkan bir banka olmasına rağmen tapu kayıtlarında 4 dükkan ile bodrumda eklentileri olan deponun bulunduğu, tapu kaydı ile mimarî projenin çeliştiği, çelişkinin giderilmesi için taraflara süre verilmiş ise de bunun sağlanamadığı, bilirkişilerce de bu koşullarda ortaklığın giderilmesinin istenemeyeceğinin bildirildiği, davacı tarafça 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca diğer kat maliklerinin onay vermiş sayılmasını istenmiş ise de bunun kat mülkiyetine geçişte değerlendirilebilecek bir durum olduğu ve kat mülkiyetine zaten geçilmiş olduğu, tadilat projesinin bütün kat maliklerince imzalanmasının gerektiği, mahkemenin malikin rızası yerine geçecek şekilde karar veremeyeceği, davalılar tarafından davacının payının iptali için dava açılmış ise de; kabulü hâlinde dahi davalılarca ortaklığın giderilmesi istenmediğinden Ankara 4. Asliye Hukuk mahkemesinde açılan davanın sonucunun beklenmesinde hukukî yararın olmadığı, mevcut duruma göre tapu kaydı ile mimarî proje arasındaki çelişki nedeniyle ortaklığın giderilmesinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı:

7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

8. Yargıtay 14. Hukuk Dairesince 14.05.2015 tarihli ve 2014/12946 E., 2015/5513 K. sayılı kararı ile;

“… Somut olayda, tapu kayıtlarında 4983 ada 15, 17 ve 18 numaralı bağımsız bölümler dükkan ve depo vasfı ile davacı ve davalılar adına paylı olarak tescillidir. Dosyaya sunulan 22.01.2013, 26.3.2013 ve 26.4.2014 tarihli bilirkişi raporlarında; mimari projede, bina girişinin sağ tarafında bir dükkan, sol tarafında iki dükkan olmak üzere zemin katta üç dükkan olarak gösterildiği, tapu kayıtlarında ise, zemin katta dört adet dükkan ile bodrum katta eklentileri olan depo için tapu verildiği, dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak mimari proje ile tapu kayıtları arasında çelişki bulunduğu, bildirilmiştir. Ancak ortaklığın giderilmesi davalarında esas olan tapu kaydı olup taşınmazların paylı mülkiyete konu olduğu ve bilirkişi raporları ile de aynen taksim edilmelerinin mümkün olmadığı sabit olmakla ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir…”

gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Direnme Kararı:

9. Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/1698 E., 2015/1973 K. sayılı kararı ile önceki gerekçelere ek olarak; tapu kayıtları ile mimarî projenin birbirine uymadığı, tapuya göre satışı istenilen dükkanların bu koşullarda bağımsız bölüm olarak değerlerinin tespitinin mümkün olmadığı, bu durumda satış bedelleri belirlenemeyen taşınmazın satışına karar verilmesi hâlinde kararın infazının mümkün olmadığı, bu koşullarda satış kararı verilemeyeceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi:

10. Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; taraflar adına paylı mülkiyet hükümlerine göre kayıtlı olan çekişme konusu 15, 17 ve 18 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin mimarî proje ile tapu kayıtları arasında çelişki bulunması karşısında ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

III. GEREKÇE

12. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ortaklığın giderilmesi ile ilgili yasal düzenlemelere değinmekte yarar vardır.

13. Ortaklığın giderilmesi davaları, paylı mülkiyetin yahut elbirliği mülkiyetinin konusunu oluşturan taşınır ya da taşınmaz mal ya da hakların, paydaşlar veya ortaklar arasındaki birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirmek suretiyle ferdi mülkiyete geçmesini sağlayan davalardır. Niteliği itibariyle iki taraflı ve dava tarafları için benzer sonuçlar meydana getiren ortaklığın giderilmesi davaları, bu özelliği itibariyle diğer dava türlerinden ayrılmakta ve farklı usul işlemlerine tabi tutulmaktadır.

14. Paydaşlar arasında yapılmış bir hukukî işlem ya da malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması nedeniyle paylı mülkiyeti sürdürme zorunluluğu bulunmadığı durumda [4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md. 698], her paydaş malın paylaşılmasını talep edebilir. Her bir paydaşa paylı mülkiyeti sona erdirebilmesi için tanınmış bir hak olan paylaşmayı isteme hakkı, yenilik doğuran ve paya bağlı bir haktır (Oğuzman, M.K./ Seliçi, Ö./Oktay-Özdemir, S.: Eşya Hukuku, İstanbul 2020, s. 378).

15. Bir paydaş tarafından bu hakkın kullanılması, bütün paydaşların paylaşmayı yerine getirme borcunu doğurur. Paylaşmanın nasıl yapılacağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘nun 699. maddesinde düzenlenmiş olup, bir veya birkaç paydaşın geçerli şekilde paylaşma istemleri ile paylaşma borcu doğunca, bu borcun rızaen yerine getirilmesi (rızai paylaşma) durumunda paylaşma, aynen bölüşme veya bedelini paylaşmak üzere malın pazarlık veya arttırma ile satılması (bedelin bölüşülmesi) ile gerçekleşebilir (TMK md.699/1). Şayet bir veya birkaç paydaşın paylaşmaya yanaşmaması ya da paylaşmanın tarzında anlaşamaması durumunda mahkeme tarafından paylaşmanın sağlanması (kazai paylaşma) için dava açılır. Bu davada hâkim, malın aynen bölünmesi mümkün oldukça malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verecektir (TMK md. 699/2). Bu hâlde aynen paylaşmanın mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır. Aynen paylaşmanın mümkün olduğu anlaşıldığı takdirde, satış yoluyla paylaşma kararı verilemeyecektir. Aynen paylaşmanın mümkün görülmediği durumda talep olması hâlinde satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilecektir.

16. Mahkemece, özellikle bir taşınmazda paydaşlığın giderilebilmesi için öncelikle taşınmazın son tapu kayıtlarının ve eğer varsa çaplarının getirtilip incelenmesi, bu kayıtların taşınmazla uyuşup uyuşmadığının araştırılması, tapu kayıtlarında düzeltilmesi gereken bir durum varsa belirlenmesi için taşınmaz üzerinde keşif yapılması, bundan sonra paydaşlığın giderilmesi istenen taşınmazın yürürlükteki kanun ve yönetmeliklere göre aynen bölüşme yoluyla paydaşlığının giderilmesine uygun olup olmadığı saptanarak karar verilmesi gereklidir.

17. Diğer taraftan, ortaklığın giderilmesi davasına konu mal üzerinde mülkiyete ilişkin bir uyuşmazlık bulunması hâlinde, ortaklığın giderilmesi davasının sonlandırılmasından önce mülkiyet konusundaki uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekir. Böyle bir durumda uyuşmazlık konusu sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giriyorsa uyuşmazlık dava içinde çözümlenecek, aksi hâlde başka mahkemede açılan/açılacak olan dava 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun 165/1. maddesi gereğince görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davası için bekletici mesele yapılması gerekecektir.

18. Yapılan açıklamalar ışığında somut olayın incelenmesine gelince; davacı tarafından dava konusu 4983 ada 6 parsel sayılı taşınmazda tarafların paylı mülkiyet hükümlerine göre paydaş oldukları (37/100, 33/100, 30/100) dükkan niteliğindeki 15 ve 17 numaralı bağımsız bölümler ile depo niteliğindeki 18 numaralı bağımsız bölümdeki ortaklığın mümkün ise aynen, mümkün olmadığı hâlde satış suretiyle giderilmesinin talep edildiği, davalılarca taşınmazların satışının istenmediği, yargılama sırasında Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/119 E. sayılı dosyasında davacının paydaşlıktan çıkarılmasına ilişkin dava açtıklarını bildirdikleri görülmüştür.

19. Davalılar tarafından Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/119 E. sayılı dosyasında açılan davada, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine, Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/130 E. sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam edildiği, bu dosyada da görevsizlik kararı verilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.12.2015 tarihli 2015/13245 E., 2015/12615 K. sayılı merci tayini kararı ile, Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verildiği, yargılamanın Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/167 E. sayılı dosyası ile derdest olduğu anlaşılmıştır.

20. Hemen belirtilmelidir ki, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun “Bekletici sorun” başlıklı 165. maddesine göre, bir davada hüküm verilmesi, başka bir davada incelenmekte ve kesin olarak karara bağlanacak olan bir hukukî ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, mahkeme o davanın sonuçlanmasını beklemek üzere yargılamayı erteleyebilir. O davanın sonuçlanmasını kendi bakmakta olduğu dava için bekletici sorun yapabilir. Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte bulunması hâlinde iki dava arasında bağlantı var sayılır.

21. Somut olayda da, dava konusu taşınmazlar hakkında paydaşlıktan çıkarma davasının sonucunda pay ve paydaş durumu değişebileceğinden ortaklığın giderilmesi davasının sonucu da etkilenecektir. Bu nedenle, davalılar tarafından açılan paydaşlıktan çıkarma davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun 165/1. maddesi gereğince görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davası için bekletici mesele yapılması gerekir.

22. Öte yandan, her ne kadar mahkemece “mevcut duruma göre tapu kaydı ile mimari projenin çeliştiği, taraflara süre verilmiş ise de, çelişkinin giderilemediği, tapu kaydına göre satışı istenen dükkanların değerlerinin tespitinin mümkün olmadığı, bu koşullarda ortaklığın giderilmesine karar verilemeyeceği” gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusu 4983 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın zemin katında tarafların paydaş olduğu 15 ve 17 numaralı dükkanlar ile dava dışı kişiler adına kayıtlı 14 ve 16 nolu dükkanlar olmak üzere toplam 4 dükkanın ayrı bağımsız bölüm olarak tescil edilmiş olduğu, dosya kapsamında 25.08.1967 onay tarihli mimarî proje bulunmakla birlikte yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda “mimari proje üzerinde 08.11.1968 tarihli tadilat”tan söz edildiği, bu hususun Çankaya Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünden sorulması üzerine 12.03.2013 havale tarihli cevabi yazısı ile “dava konusu binaya ait 25.08.1967 onay tarihli mimari projesine 16.09.1967 tarihli ve 614 sayı ile yapı izin belgesi, 11.11.1968 tarihli ve 68/46-827 sayılı yapı kullanma izin belgesi alındığı, herhangi bir tadilat/tashihat başvurusunun ve bağımsız bölüm listesinin bulunmadığı…” bildirilmesine rağmen bilirkişiler raporunda belirtilen “mimari projede üzerindeki 08.11.1968 tarihli tadilat” hususu üzerinde durularak bu konu açıklığa kavuşturulmadığı gibi, dava konusu taşınmazda 03.07.1970 tarihinde kat mülkiyeti tesis edildiği gözetilerek, kat mülkiyeti tesisine esas mimarî proje de getirtilerek incelenip değerlendirilmeksizin mimarî proje ile tapu kayıtlarının çelişkili olduğu sonucuna varılması da doğru görülmemiştir.

23. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, kat mülkiyeti kurulu taşınmazda 3 adet bağımsız bölümün ortaklığının giderilmesinin talep edildiği, bağımsız bölümlerin aynen taksimi mümkün olamayacağından satış yolu ile ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle taraflar arasında görülen paydaşlıktan çıkarma davasının bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı, mahkemece dava konusu binaya ait 25.08.1967 onay tarihli mimarî proje dosya arasına alınmış ise de, bilirkişi raporunda belirtilen “mimarî projede üzerindeki 08.11.1968 tarihli tadilat” hususunun açıklığa kavuşturulmadığı gibi dava konusu taşınmazda 03.07.1970 tarihinde kat mülkiyeti tesis edildiği gözetilerek kat mülkiyeti tesisine esas mimarî proje de getirtilerek incelenip değerlendirilmeksizin karar verilmesinin yerinde olmadığı, direnme kararının bu farklı değişik gerekçe ile bozulması gerektiği ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.

24. Hâl böyle olunca direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulması gerekmiştir.

IV. SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA,

İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,

Aynı Kanun’un 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 29.06.2021 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.

Kadastro tespitine itiraz davası, tapu iptali ve tescil davası, önalım davası, kira bedelinin tespiti ve kiracının tahliyesi davaları, ecrimisil davası, kamulaştırma bedelinin tespiti davası ile tenkis davası başta olmak üzere gayrimenkul ve taşınmaz hukuku ile ilgili süreçlerde herhangi bir mağduriyete ve hak kaybına uğramamak için güncel mevzuat ve Yargıtay kararlarının takip edilmesi önem arz etmektedir. Gerekli başvuru veya itirazların zamanında ve usulüne uygun yapılması ve herhangi bir hak kaybı yaşanmaması açısından alanında uzman bir gayrimenkul avukatından hukuki yardım almaları faydalı olacaktır.

Gayrimenkul hukuku alanında uzman Kayseri gayrimenkul avukatı kadrosu ve 15 yılı aşkın deneyimi ile Zülküf Arslan Hukuk Büromuz; kamulaştırmasız el atma ile ilgili dava sürecinde müvekkillerine avukatlık, arabuluculuk ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Kayseri gayrimenkul avukatı arıyorsanız 15 yılı aşkın deneyimi ile avukat kadromuzdan dava süreci, hukuki statünüz, haklarınız ile dava ücret ve masrafları konusunda ön bilgi alabilir; detaylı bilgi ve tüm sorularınız için bizimle iletişime geçebilir veya yüz yüze görüşmek için Zülküf Arslan Hukuk Büromuzu ziyaret edebilirsiniz.