375 sayılı KHK Kapsamında Rütbenin Geri Alınmasına Karşı Açılan İptal Davası Temyiz Edilebilir mi?

Hizmetlerimiz

375 sayılı KHK Kapsamında Rütbenin Geri Alınmasına Karşı Açılan İptal Davası Temyiz Edilebilir mi? - Kayseri İdare Hukuku Avukatı - Zülküf Arslan Hukuk Bürosu 0352 222 1661

375 sayılı KHK Kapsamında Rütbenin Geri Alınmasına Karşı Açılan İptal Davası Temyiz Edilebilir mi?

15 Temmuz 2016 tarihinden sonra ilan olağanüstü hal döneminde ihraç işlemleri Resmi Gazete’de yayımlanan KHK listeleri aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Olağanüstü Hal dönemi sonrasında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35. maddeyle 3 yıl süreyle kamu görevinden çıkarma ve rütbenin geri alınması işlemleri için bakanlıklara yetki verilmiş, daha sonra 7333 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle bu süre 1 yıl daha uzatılmıştır. Bu bağlamda Bakanlıklar ve kurumlar tarafından 31/7/2022 tarihine kadar 375 sayılı KHK kapsamında meslekten çıkarma ve rütbenin geri alınması işlemleri gerçekleştirilmiştir.

375 sayılı KHK geçici 35. maddesinde belirtilen milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu iddia edilen ve özellikle hakkında ceza yargılaması bulunan kamu görevlileri hakkında ayrıca idari soruşturma açılmaktadır. Bakanlıklar tarafından gerçekleştirilen bu soruşturmalar sonucunda kamu personeli hakkında kamu görevinden çıkarma, rütbenin geri alınması, görevden uzaklaştırma veya açığa alınma kararları verilmektedir.

İdare hukuku alanında yetkin avukat kadrosu ve 15 yılı aşkın deneyimi ile Zülküf Arslan Hukuk Büromuz; 375 sayılı KHK geçici 35. madde kapsamında kamu görevinden çıkarma, rütbenin alınması, görevden uzaklaştırma veya açığa alma kararlarına karşı açılacak iptal davasında savunma hakkını ve hak arama özgürlüğünü temin ederek taraflara avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hukuk Büromuz, ayrıca Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) başvuru sürecinde taraflara hukuki yardım sunmaktadır.

375 sayılı KHK‘nın geçici 35. maddesinin (D) fıkrasında yer alan rütbenin geri alınmasına ilişkin düzenlemeye göre;

375 sayılı KHK Geçici Madde 35- (Ek: 25/7/2018-7145/26 md.)

D) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle;

1) Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekliye sevk edilen, kendi isteğiyle emekli olan, 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümlerine göre Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası alan, Devlet memurluğundan çıkarılan, sözleşmeleri feshedilen, müstafi sayılan veya istifa eden subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, Devlet memuru, işçi, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erler ile 926 sayılı Kanunun geçici 32 nci maddesi kapsamında haklarında işlem tesis edilenlerden,

2) Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından emekliye sevk edilen, kendi isteğiyle emekli olan, ilişiği kesilen, disiplin hükümlerine göre meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılan, sözleşmeleri feshedilen, müstafi sayılan, istifa eden veya çekilmiş sayılan subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma, Devlet memuru, işçi, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erlerden,

3) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 55 inci maddesinin ondokuzuncu ve yirminci fıkraları ile geçici 27 nci maddesi uyarınca resen emekliye sevk edilen, kendi isteğiyle emekli olan veya disiplin hükümlerine göre meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar ile müstafi sayılanlardan,

terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin rütbeleri ilgili bakanın onayıyla alınır. Bu kişiler görev yaptıkları teşkilata ve kamu görevine yeniden kabul edilmez, doğrudan veya dolaylı görevlendirilemez ve bu kişiler on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Ayrıca bunlar uhdelerinde taşımış oldukları mesleki unvanları ve sıfatlarını kullanamaz ve bu unvan ve sıfatlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamaz. Bu kişilerin uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bunların silah ruhsatları, emekli kimlikleri, gemi adamlığına ilişkin belgeleri, pilot lisansları ve ilgili pasaport birimlerince pasaportları iptal edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamaz.

Danıştay 5. Daire

Esas No: 2022/1847 Karar No: 2022/2857 Karar Tarihi: 28.04.2022

Danıştay Kararı

İstemin Konusu: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Yargılama Süreci

Dava konusu istem: … Valiliği … Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapmakta iken 13/04/2015 tarihinde istifa ederek görevinden ayrılan davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname‘nin geçici 35/D maddesi uyarınca rütbesinin geri alınmasına ilişkin … Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; … Cumhuriyet Başsavcılığınca … yılına ilişkin … ve … yılına ilişkin … sayılı soruşturma kapsamında davacı hakkında takipsizlik kararı verildiği, diğer taraftan, Devletin güvenliğini tehlikeye düşürebilecek yasa dışı ideolojik bir görüşü benimsediği, terör örgütleriyle iltisaklı olduğu veya kurumun güvenliğini ihlal edebilecek tutum ve davranışlar içerisinde bulunduğunu ortaya koyan hukuken kabul edilebilir somut bir tespite yer verilemediği, öte yandan, gerek taraflarca dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi gerekse UYAP ortamında yapılan sorgulama sonucunda davacı hakkında devam eden herhangi bir soruşturma veya kovuşturma kaydına rastlanmadığı, yine davacı hakkında mahkumiyet kararının da bulunmadığı dikkate alındığında, davacının rütbesinin geri alınmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacı hakkında terör örgütüne üyelik suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararın, doğrudan 375 sayılı KHK hükmü uyarınca yapılan değerlendirmeyi dayanaksız kılmayacağı, bir diğer ifadeyle yapılan değerlendirmeye esas alınan tespitlerin mahkumiyete yeter derecede delil kabul edilmemiş olmasının doğrudan kişinin bulunmuş olduğu kamu görevi nedeniyle sahip olduğu haklardan yararlanmaya devam etmesinin uygun görülmesi sonucunu da doğurmayacağı, dava dosyasında bilgi ve belgelere göre davacının FETÖ/PDY ile iltisakının bulunduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde verilen idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.

Temyiz Edenin İddiaları: Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Karşı Tarafın Savunması: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hâkiminin Düşüncesi2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklardan olmadığı anlaşılan dava konusu uyuşmazlık hakkında temyiz incelemesi yapılmasına olanak bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine dair kararın temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İnceleme ve Gerekçe

İlgili Mevzuat:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen Temyiz başlıklı 46. maddesinde, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir.” hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir.

Hukuki Değerlendirme

… Valiliği … Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapmakta iken 13/04/2015 tarihinde istifa ederek görevinden ayrılan davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname‘nin geçici 35/D maddesi uyarınca rütbesinin geri alınmasına ilişkin … Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada verilen kararın, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilecek kararlar arasında yer almadığı ve istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği açıktır.

Bu durumda, istinaf incelemesi üzerine kesinleşen karar aleyhine yapılan temyiz başvurusunun incelenmesine kanunen imkan bulunmamaktadır.

Danıştay 5. Daire

Esas No: 2022/5506 Karar No: 2022/2688 Karar Tarihi: 26.04.2022

Danıştay Kararı

İstemin Özeti: Hava Kuvvetleri Komutanlığı emrinde Konya 3. üncü Ana Jet Üs Komutanlığı’nda Pilot Üsteğmen olarak görev yapmakta iken 2014 yılında malulen emekli olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname‘nin 35/D-1 maddesi uyarınca rütbesinin ve buna bağlı tüm hakların geri alınmasına dair Milli Savunma Bakanlığının … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

…Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… sayılı kararıyla anılan Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.

Anılan kesin kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih, E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararıyla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, yukarıda belirtilen temyiz isteminin reddine dair İdare Dava Dairesi kararının dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih, E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince, dosya incelenerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih, E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/04/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 5. Daire

Esas No: 2022/5516 Karar No: 2022/2689 Karar Tarihi: 26.04.2022

Özet: Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda astsubay olarak görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacı tarafından, 375 sayılı KHK‘nın geçici 35/D maddesi uyarınca rütbesinin geri alınmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla anılan Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir. …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerekir.

(2577 S. K. m. 49, 50) (375 S. KHK Geç. m. 35)

İstemin Özeti: Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda astsubay olarak görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname‘nin geçici 35/D maddesi uyarınca rütbesinin geri alınmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla anılan Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.

Anılan kesin kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… ve Temyiz No:… sayılı kararıyla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, yukarıda belirtilen … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… ve Temyiz No:… sayılı İdare Dava Dairesi kararının dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakiminin Düşüncesi: …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… ve Temyiz No:… sayılı İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince, dosya incelenerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

…Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.04.2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 5. Daire

Esas No: 2022/5840 Karar No: 2022/2353 Karar tarihi: 19.04.2022

Özet: DHMİ Genel Müdürlüğü’nde … olarak görev yapmakta iken 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, rütbesinin geri alınmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada verilen kararın, temyiz edilebilecek konular arasında yer almadığı ve istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği açıktır. Bu durumda, istinaf incelemesi sonucunda kesinleşen kararın temyizen incelenmesine kanunen imkan bulunmamaktadır.

(2577 S. K. m. 46, 49) (375 S. KHK Geç. m. 35)

İstemin Konusu: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Yargılama Süreci

Dava konusu istem: DHMİ Genel Müdürlüğü’nde … olarak görev yapmakta iken 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, 375 sayılı KHK‘nın 35/D-1 maddesi kapsamında rütbesinin geri alınmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY örgütünün tepe yöneticisi ile görüşmesinin bulunduğu, cep telefonunda … adlı programa rastlanıldığı, örgütle iltisaklı Bankasya isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana geldiği, bu verilerin yanı sıra örgüte müzahir derneğe para gönderdiği, örgüte müzahir okulda veli kaydının olduğu dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibatı ve iltisakı olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Temyiz Edenin İddiaları: Davacı tarafından, 2008 yılında emekli olduğu ve idari işlemin tesis edildiği tarihte asker kişi olmadığı belirtilerek rütbesinin alınmasına ilişkin dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Karşı Tarafın Savunması: Davalı idare tarafından; davacının temyiz iddiaları 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirine uymadığından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hâkiminin Düşüncesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklardan olmadığı anlaşılan dava konusu uyuşmazlık hakkında temyiz incelemesi yapılmasına olanak bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesince verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İnceleme ve Gerekçe

İlgili Mevzuat:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 6545 sayılı Kanunun 20. maddesiyle değiştirilen Temyiz başlıklı 46. maddesinde, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir.” hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir.

Hukuki Değerlendirme

DHMİ Genel Müdürlüğü’nde … olarak görev yapmakta iken 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, 375 sayılı KHK‘nın 35/D-1 maddesi kapsamında rütbesinin geri alınmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada verilen kararın, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilecek konular arasında yer almadığı ve istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği açıktır.

Bu durumda, istinaf incelemesi sonucunda kesinleşen kararın temyizen incelenmesine kanunen imkan bulunmamaktadır.

Dava sürecinde herhangi bir mağduriyete ve hak kaybına uğramamak için güncel mevzuat ve Danıştay kararlarının takip edilmesi önem arz etmektedir. Gerekli başvuru veya itirazların zamanında ve usulüne uygun yapılması ve herhangi bir hak kaybı yaşanmaması açısından alanında uzman bir avukattan hukuki yardım almaları faydalı olacaktır.

İdare hukuku alanında yetkin avukat kadrosu ve 15 yılı aşkın deneyimi ile Zülküf Arslan Hukuk Büromuz; 375 sayılı KHK geçici 35. madde kapsamında kamu görevinden çıkarma, rütbenin alınması, görevden uzaklaştırma veya açığa alma işlemlerine karşı açılacak iptal davasında savunma hakkını ve hak arama özgürlüğünü temin ederek taraflara avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Hukuk Büromuz, ayrıca Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) başvuru sürecinde taraflara hukuki yardım sunmaktadır.

İdare hukuku alanında uzman bir avukat arıyorsanız; avukat kadromuzdan dava süreciniz, hukuki statünüz, haklarınız ile dava ücret ve masrafları konusunda ön bilgi alabilir; detaylı bilgi ve tüm sorularınız için bizimle iletişime geçebilir veya yüz yüze görüşmek için Zülküf Arslan Hukuk Büromuzu ziyaret edebilirsiniz.